İstanbul Başsavcılığı'ndan Boykot Çağrılarına Soruşturma: CHP Lideri Özel'in Desteği Tartışma Yarattı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformları üzerinden yayılan ve ekonomik aktiviteyi engelleme amacı taşıdığı iddia edilen "boykot" çağrıları hakkında resen soruşturma başlattığını duyurdu. Soruşturma, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in 2 Nisan'da yapılması planlanan bir tüketim boykotuna destek vermesi ve bu durumun siyasi yankı uyandırmasının ardından geldi. Başsavcılık, söz konusu çağrıları yapan ve yayan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri uyarınca işlem başlattı.

Boykot Çağrısı ve Özgür Özel'in Desteği
Son dönemde, özellikle artan hayat pahalılığı ve ekonomik koşullara yönelik tepkilerin bir yansıması olarak sosyal medyada belirli tarihlerde tüketimi durdurma veya belirli ürün/hizmet gruplarını boykot etme yönünde çağrılar gündeme gelmişti. Bu çağrılardan biri de 2 Nisan tarihi için yapılan genel tüketim boykotu çağrısıydı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu sivil eylem çağrısına sosyal medya hesabı üzerinden destek verdiğini açıkladı. Özel, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Öğrencilere, annelere, babalara, kardeşlere yapılan bu zulme karşı gençlerin başlattığı tüketim boykotunu gönülden destekliyorum. Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum." Özel'in bu açıklaması, boykot çağrısının daha geniş kitlelere ulaşmasında etkili oldu.

AK Parti'den Tepki: "Siyasi Muhalefet Değil, Tehdit"
Özgür Özel'in boykot çağrısına verdiği destek, iktidar kanadında tepkiyle karşılandı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada CHP liderini eleştirdi. Çelik, Özel'in tutumunu siyasi muhalefetin ötesinde bir eylem olarak nitelendirerek, "CHP Genel Başkanı Sn Özgür Özel’in geldiği nokta bir siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, boykot tartışmasını siyasi bir zemine taşıdı.

Başsavcılık Harekete Geçti: "Nefret ve Ayrımcılık" ile "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" Suçlamaları
Yaşanan bu gelişmelerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin bir adım atarak resen soruşturma başlattı. Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, soruşturmanın gerekçesi ve kapsamı hakkında bilgi verildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda “boykot” çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan şahıslara yönelik re’sen Nefret ve Ayrımcılık (TCK Madde 122) ile Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik (TCK Madde 216) Suçlarından soruşturma başlattı."
Başsavcılığın açıklamasında, boykot çağrılarının "ayrıştırıcı söylemler" içerdiği ve "halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik" olduğu vurgusu dikkat çekti. Soruşturmanın TCK'nın "Nefret ve Ayrımcılık" ile "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçlarını düzenleyen maddeleri kapsamında yürütüleceği belirtildi.
Tartışmalar ve Olası Sonuçlar
Başsavcılığın bu adımı, Türkiye'de ifade özgürlüğü, protesto hakkı ve ekonomik düzenin korunması arasındaki hassas dengeye ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bir yandan vatandaşların ekonomik koşullara karşı tepkilerini barışçıl yollarla dile getirme hakkı bulunurken, diğer yandan bu tür eylemlerin ekonomik istikrarı bozma veya belirli gruplara karşı ayrımcılık içerme potansiyeli hukuki bir değerlendirme konusu olarak öne çıkıyor.
Soruşturmanın nasıl ilerleyeceği, hangi şahısları kapsayacağı ve boykot çağrılarının hukuki niteliğine ilişkin yapılacak nihai değerlendirmenin ne olacağı kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Bu süreç, benzer sivil itaatsizlik veya protesto çağrılarının yasal sınırları konusunda da emsal teşkil edebilecek potansiyel taşıyor.